TİK

İnsan vücüdundaki belli kasları kontrol edemediĝinde, istem dışı hareket ediyorlar.Bu bazen can sıkıcı veya gülünç olabiliyor. Birisinin gözü, ötekisinin eli, omuzu olur olmaz yerde hareket ediyor. Normalde gülünecek, sıkıntı duyulacak bir şey deĝil. Bir hastalık belirtisi. Tedavisi varmı, bilmiyorum.

Bir de siyasi tik var.

Bazıları istemediĝi, nefret ettiĝi isim veya sıfatları, ulusal aidiyetleri duyduklarında, kimi canlıların kırmızıya gösterdikleri türden hareketlerde bulunuyorlar. Mesela Ermeni, Kürt veya Komunist tikleri var. Son yıllarda buna Zaza tiki de eklendi. Zaza ismi geçince ellerinde, yüzlerinde acayip hareketler oluşan insanlar var. Haliyle eĝer bu kişiler kalem sahibi iseler, kalemleri de istem dışı hareket ediyor. Bunlardan birisi de Malmisanıj. Başkaları da var, ama Malmisanıj Zaza Tiki ́nin patent sahibi. Zazacılıĝa karşı çok duyarlı. Kazara dünyanın herhangi bir köşesinde bir Zaza kırmızı ışıktan geçse O ́nun haberi oluyor ve Zazacıların ne kadar kötü olduklarına dahil tuttuĝu deftere kaydediyor. Her vesile ile Zaza ve Zazacılarla ilgili görüşüne başvurulan birisi. En son Deng Dergisi ́nde bir röportajı yayınlandı. Zazaların Kürt, Zazaca ́nın da Kürtçe olduĝunu yine ispatlamış.

Röportaj burdan okunabilir. http://dilope.com/malmisanij-de-roportaj/ Zaza sözcüğünü daha çok Türkler ve “asimilado”lar yani asimile olmuş Kürtler kullanırdı. Zamanla, Türkler, devletin memur ve askerleri, bir de onlar aracılığıyla (dolayısıyla Türkçe aracılığıyla) Kürdistan ve Kürtlerle ilişki kuran Avrupalılar da Zaza adını kullandı. Kürdistan’daki şehir ve kasabalarda da keza devletin resmi kurumları ve oradaki az sayıdaki Türklerin etkisiyle Zaza adı kullanılır oldu. Malmisanıj yine gerçeĝi kendi isteĝine göre deĝiştirmiş. Kendisi zamanında Zazaca-Türkçe Sözlük ́ü çıkarmıştı. Neden Zaza adını kullandı. O dönem ´´asimilado“lara mı dahildi? Tirêj´de(Hejmar 2, Sal 1980) yayınlanan şiirleri, „Helbesten Malmisanıj (Zazaki) diye duyurulmuş, Türklerin etkisiyle mi böyle yazılmış? Peki her durumda tekrarlanan Nuri Dersimi de mi Türklerin etkisi ile Zaza ve Zazaca demiş? Ya Cigerxwin, O da mı „asimilado“lara dahil? Cigerxwin da Zaza diyor. Bütün bunları Malmisanıj da biliyor. Ama O bir algı oluşturmak istiyor. Zaza ismini her vesile ile kötü, yabancı, ulusal olmayan, mesela aşiret ismi, Kürtlere karşı gibi sıfatlarla kötülemek istiyor. ´´Asimiladoların sayısı ve bu çevrelerin propagandası arttıkça Zaza ve Zazaca adları daha çok kullanılır oldu. Öyle ki bugün Kürt politikacıları bile bu hususun bilincinde olmadan bu adları kullanmaktadır.“, diyerek bu sürecin önünü almak istiyor. Aynı anlayışın sonucu olarak ´´Kürt ve Zaza“ demeyin diye bir grup hemşerimiz açıklama da yapmışlardı. Malmisanıj´ın ekolünden Kadri yıldırım da Meclis´de ´´Kürt-Zaza ayrımı yapmayın´´ diye devletini uyarmıştı. Bunlara kalsa Zaza ismini dahi yasaklayacaklar. En iyi halde, ´´yabancıların Zaza dedikleri Kürtlerin bir alt kolu, aşiret ismi, …“ şeklinde yazılmasına, konuşulmasına razı olacaklar.„

Dêrsım’in 1330 (miladi) tarihli olduğu varsayılan ünlü “Kureş Şeceresi”nde ise, Arapça olarak “Talıb Molla Nebi min qebileti Zaza” ibaresine rastlıyoruz ki “Zaza kabilesinden Talıb Molla Nebi” anlamına gelir. Aynı şecerede örneğin İzol, Badil, Heyder, Has, Mili için de “qebile” (kabile) dendiğinden, oradaki “qebileti Zaza”nın, yani “Zaza kabilesi”nin ayrı bir kavim ya da halk anlamında değil, Zaza aşireti anlamında kullanıldığı açık biçimde anlaşılmaktadır.

“Zaza isminin bir aşirete ait olduĝu hep söyleniyor. Peki bu aşiret nerede? Elinizde böyle bir bilgi var mı? Bu aşiret nerede yaşıyor. Kim bunlar? Belgeniz var mı? Daha önce Evliya Çelebi ́yi de bu görüşlerine kanıt göstermislerdi. Ama Evliya Çelebi orda Yezidilere de aşiret diyor. Halbuki Yezidilik bir aşiretin ismi deĝil, Kürtlerin içinde farklı sosyal bir topluluk. Kureş Şeceresi ́nde ve Evliya Çelebi ́de geçen „kabile, aşiret“ ismi, Zaza olan aşiret(ler) anlamında anlaşılmalıdır. Çünkü Yezidi ismi de „aşiret“ olarak geçiyor. Ayrıca diyelim ki Zaza veya Dımıli ismi bir aşiretin ismi. Ve bugün bu isimlerden Zaza öne geçiyor. Toplumun çoĝunluĝu tarafından kullanılıyor. Zazalara komşu olan halklar da böyle isimlendiriyor. Bilimsel literaturde de kabul görmüş. Buna niye itiraz edelim? Kürt ismine benzemiyor diye, toplumun kültürüne neden karşı çıkalım? Zaza isminin yabancılar tarafından verildiĝine dair bir bilgi, belge de yok. Ama dışardan verilen isim aranıyorsa, bu da Kürt´tür. Kimi yabancılar, Araplar, Türkler, Zazalara Kürt demişlerdir. Her vesile ile yabancıların verdikleri isimlere alerji duyan Malmisanıj ve aynı çevredeki insanlar nedense buna karşı çıkmıyorlar. Hatta Kürtlüĝümüzü ispatlamak için Arapları, Türkleri, Ermenileri, Ziya Gökalp´ı, Atatürk´ü şahit gösterebiliyorlar.„Kırmancları Kürtlerden ayırmayı ve onları birbirine düşürmeyi hedefleyen çevre ve kişiler eskiden beri kasıtlı olarak, bu çalışmaların ilk adımı olmak üzere Zaza adını kullandılar. Son yıllarda, Zazacı çevreler de bunu bilinçli olarak yapmaktadırlar.“ Malmisanıj bir bilim insanı gibi deĝil, kürsüye çıkmış bir politikacı gibi konuşuyor. Hangi Zaza çevresi, kim nerede, nasıl „Kırmancları Kürtlerden ayırmayı ve onları birbirine düşürmeyi hedefle“miş? Zaza´ya, Zaza deyince, neden Kırmanclarla, Kürtler birbirine girsin? „Bölücülük“ paronayası Türk milliyetçilerinden, Kürt çevrelerine de geçti. Ama bilim korkuyla, bilinç altındaki önyargılarla, politik kampanyalarla yapılmaz. Malmisanıj´ın Zaza çevrelerini ısrarla „Kürt karşıtı“, „Kürtleri bölmeye yönelik devlet projesi“ olarak göstermesinin kendisi düşmanlıktır. Vijdansızlıktır. Zaza Hareketinin belgeleri var. Zazaların deĝişik alanlarda mücadele yürüten dernekleri, aydınları var. Bunların dediĝinin aksine Zaza çevrelerinin tamamına yakını Kürt halkının mücadelesine destek veriyor. Birlikte mücadele etmek istiyor. Ne yazık ki, Kürt Hareketinin dar milliyetçi bakışı, içindeki bazı insanların aşırı Zaza karşıtlıĝı yüzünden birlikte mücadele mümkün olamıyor…. Elbet de kendisine Zaza deyip Kürt karşıtlıĝı yapanlar vardır. Kürtlerin içinde de böyle çevreler var. Eline silah alıp kendi halkına karşı savaşanlar var. Hizbullah var. Ötekilerini saymıyayım.

Malmisanıj, H. Reşit Tankut´un raporunu da kendisine göre yorumlamış:

´´Kırmanclarla Kurmancları birbirinden ayırmaya yönelik çalışmaların tarihi eskidir.Bu çalışma ve propagandaları, ilkin Kürtlerin varlığını inkar eden Kemalistler yaptılar. Onlar için önemli olan bilimsel gerçekler değil, Kürtlerin nasıl zayıflatılacağı, nasıl minimize edilecekleriydi. Daha 1960’lı yıllarda, güdümlü profesörlerden H. Reşit Tankut şunu öneriyordu: “… şimdi tek bir yol üzerinde yürümeğe mecburuz. Bu yol şudur: Kırmançlıkla [Kurmanclıkla] Zazalığın arasında bir Türklük barajı kurmak.”

Bu baraj şöyle olacaktı: “Erciyes’ten [Erciş’ten] Tunceli yakınlarına kadar uzanan bu hattın güneye doğru elli kilometre derinliğinde bir yerleştirme bölgesi saptamak amaca çabuk ve kolay varmak bakımından gerekli görünür. Bu yerleştirme, ‘bölgeyi ikiye bölen Türk barajı’ olacaktır.” Özellikle Karadeniz bölgesinden getirilip Kırmanc (Zaza) ve Kurmanc bölgeleri arasında iskân edilecek Türklerle bu barajın oluşturulması düşünülüyordu.“

Benim bu rapordan çıkardıĝım şudur. Devlet aklı Kürtleri kısa sürede asimile edemiyecegini bilince çıkarmış. Kürtler geniş bir coĝrafyada yaşıyorlar. Aşiret sistemleri, sosyal kurumları, Zazalara göre daha güçlü. Devlet, Zazaları asimile etmeyi, asimile edemediĝini Dersim´de olduĝu gibi tertele ile ortadan kaldırmayı kendisine ilk görev bilmiş. Ve bu raporun temel anlayışı bugüne kadar devam ettirilmiş. Rejimin yaptıĝı kısmi deĝişiklikler de dahi Zazalara karşı ne kadar ketum davrandıĝı ortada.

Bu ve benzeri raporlardan çıkarılması gereken ana ders şudur.

Zazalar dillerine, kültürlerine, ulusal kimliklerine sahip çıkıp mücadele etmezlerse yok olacaklardır. Yok olmanın önünü almak istiyorsanız Zazalıĝı kötülemeniz deĝil, sahiplenmeniz gerekiyor.

Malmisanıj çok tekrarlanan Ebubekir Pamukçu´nun bir şiirine de atıfta bulunmuş. Ebubekir Pamukçu´nun eski bir şiirini, sonraki görüşlerini kötü göstermek için kullanmış. Bu hep yapılıyor. Hoca öksürünce, cemaat hapşırırmış bazında bazıları Ebubekir Pamukçu´ya her türlü hakareti yapıyorlar. Pamukçu bu geçmişini aşmıştır. Daha sonra yazdıkları, çıkardıĝı dergiler arşivde duruyor. Eleştiriliyorsa bu görüşleri eleştirilmelidir. Dahası var, Pamukçu Kürt çevreleri ile birlikte hareket ettiĝinde ´´bu geçmişi“ neden hatırlanmamıştır? Malmisanıj´ın bize akataracaĝı bir anısı var mıdır? Zamanla görüşleri deĝişen tek kişi Pamukçu mudur? Mesela Beşikçi, bir zamanlar Şıx sait Hareketi ile İngilizler arasında baĝ kurmuştu. Bu görüşünü deĝiştirdi. Bazı Türkçüler, buna Uĝur Mumcu da dahildi, her vesile ile Beşikçi´nin bu görüşüne atıfta bulunuyorlar. Bu ne kadar etiktir? Kaldıki bu“geçmiş“ meselesi de sadece avamı idare etmek için tekrarlanan bir hikayedir. Zülfü Selcan da Kürt Sosyalist hareketinden geliyor. Zaza mücadelesi içinde yer alan arkadaşlarımızın önemli bir bölümü Kürt ve Türk sosyalist örgütlerinden geliyorlar. Ama bizim Kürt, sosyalist geçmişimiz de olumlanmıyor, aksine bunlar bir zamanlar başka şeyler diyorlardı diye kötüleniyor. Yani bu saĝcılık, solculuk tarihi sadece kenarın süsü. Ciddiye alınacak bir yanı yok. Malmisanıj´ın da dahil olduĝu çevrenin tekrarladıĝı bir şey daha var. Zaza çevreleri neden Avrupa´da ortaya çıktı?

Türkiye´de bunun imkanı yoktu. Bilgi, belge sınırlıydı. Avrupa´daki özgürlük ortamında insanlarımız yeni bilgilere, belgelere ulaştılar. Kürt hareketlerini yakından tanıdılar. Geçmişlerini yeniden sorguladılar. Soyut, uzak gelecekler üzerine deĝil, somut ihtiyaçları üzerine düşündüler. Aynaya baktılar. Kendilerini, geçmişlerini sorguladılar. Ve bu süreçten aĝır aksan yürüyen, hatalarıyla, sevaplarıyla Zaza hareketi doĝdu. Malmisanıj ve arkadaşlarına sormak isterim. Yıllarca Kürt hareketinin içindeydiniz.

Aklınıza neden 1995 ́de Vate diye bir dergi çıkarmak geldi? O zamana kadar nerdeydiniz? Zazalarla ilgili her şeyi kötülemenizin, Zazacılık diye olumsuz göstermenizin size de bir faydası yok. Benim bildiĝim Zaza çevrelerinin tamamına yakını kendilerini, siyasal mücadelelerini Zazacılık diye adlandırmıyorlar. Zira bu cılık, culuk, cülük işinin kötü bir mirası var. Coĝrafyamızda Türkçülük diye bir bela var. Bu kötü geleneĝe tepki olarak da kimse kendini böyle adlandırmak istemiyor. Ama eĝer Zazaların ulusal aidiyetlerini, tarihlerini, kültürlerini, özgürlük davalarını, kendilerini yönetmeleri mücadelesini Zazacılık olarak adlandırıyorsanız, beni de Zazacılıĝın içine yazın.

Malmisanıj ́dan beklenen bir iki pragrafla milletinin, dilinin, tarihinin yokluĝunu, deĝersizliĝini ispatlamak deĝil, halkının kültürüne katkı sunmasıdır.

Ve, hepimiz bugün iki ayrı kulvarda yürüyen, (- ben kişi olarak Kürt hareketi içindeki Zazaların mücadelesini de Zaza mücadelesinin bir parçası olarak görüyorum-) Zaza hareketini birbirinden uzaklaştırmak için deĝil, aksine yakınlaştırmak için düşünmeli ve çalışmalıyız.

SAİT ÇİYA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here